HÜSEYİN MURAT EFENDİ

İbrahim İpek efendinin icazet yazdığı ilk halifesidir. Kendisi Hüsnü Gülzari hazretlerinden dualanmış Fehmi Dedenin rehberliğinde yol almış bir Allah dostudur. Fehmi efendi dergahta kendini ziyarete gelen Hüseyin efendiye rüyası olup olmadığını sormuş O ‘da gördüğü maneviyatları anlattıkta Fehmi efendi civardakilere seslenip gelin gelin boşa kürek çekenler biz yiğiti bulduk deyip hilafete hak kazandığını bildirmiş.

Bilahare icazetini yazdırmış. Fakat vefat edeceği sene Hüseyin Murat efendi hac yolculuğunda olduğu için teslim edememiş. Fakat İbrahim İpek efendiye vasiyet etmiş. Hilafetini vermesini tavsiye etmiştir.

– Bir mecliste Hüseyin Murat efendi dervişlerin içinde diz üstü yerde otururken İpek efendi kendinin Şahlı (Murat) Hüseyin çavuş olup olmadığını sormuş. Olumlu cevap alınca onu ihvan içinden çıkarmış kendi yanına oturtmuş. İhvanlara artık ona hürmet etmeleri ve hilafete hak kazandığını beyan etmiştir. Fakat Hüseyin Murat efendi vazifeden imtina etmiş kendisinin bu vazifeye elyak olmadığını beyanla affını dilemiş. 2 sene yazılan icazeti almaya gitmemiş. Bilahare İbrahim İpek efendinin “erenler razı gelmiyor gel icazetini al vazifeye başla” ikazı ile irşat kervanına katılmıştır. Bu durum irşada yetkisi olmayan icazetsiz olan kişilerin mevcut tavırlarına en büyük ders olsa gerektir.Bu zavallılar icazetten ve silsileden haberleri olmadığı halde bazı zahir hocalara para ile yazdırdıkları icazetlere istinad ederek vazife yapmaya çalışmaktadırlar. Bu onların cehalet ve hamakatlarının işareti olsa gerektir. Bu tip insanlardan dervişlerin kaçınmaları itibar etmemeleri bizlerden ihvana nasihattir. İbrahim İpek efendi bir adamda şeyhlik yok ise maneviyatta kendisine bu vazife verilmemişse bu şekilde başına adam toplayanları Allah c.c. hususi bir cehennem halk edip onu orada yakacak buyurdu. Bir diğer ifade ile kendisine Şeyhlik vazifesi olmayan bir adam eline tuttuğu kişinin cehenneme biletini keser buyurdu. Allah c.c. bu tip vartalara düşmekten bütün kardeşlerimizi ihvanı muhafaza eylesin. Amin Ya Erhamerrahimin. Hüseyin Murat efendininde ağlayarak irşat olduğu çok ibadetli ve gayretli bir zat olduğu bildirilmektedir. Kendisinin halife olarak İbrahim İpek efendiye sevgisi ve teslimiyeti tam bir zat olduğu onu ziyadesiyle sevdiği onun bulunduğu mecliste derviş gibi hareket ettiği bildirilmektedir. Hatta onu tanıyan ruh halini iyi bilen ihvan efendim Hüseyin Murat efendi eğer hayatta olsaydı bu hizmette sizin en büyük destekçiniz ve yardımcınız olurdu demekteler. Bizde bu zatın kemalini yetiştirmiş olduğu ihvanların edep ve kemalinden anlamaktayız. Bugün itibariyle yola en çok hizmet eden fitneden uzak duran ve kaynaştırıcı, birleştirici davranan onun yetiştirdiği kişiler olduğunu söylemek durumundayım. Meclisine girenlerin sevgi ve muhabbetle ayrıldıkları kalplerinde Allah ve Resulullah sevgisinin coştuğu, kaynadığı bildirilmekte. Hüseyin Murat efendi irşat hizmetleri esnasında İbrahim İpek efendiyi çok sayar, onun önüne geçmez müşkül meselelerde kendisine danışarak hareket edermiş. – Hilafeti aldıktan sonra ise sık sık “ O kadar alim fazıl insan dururken Cenabı Hak bu aciz günahkarı bu işe layık gördü” deyip ağlar göz yaşı dökermiş ve bu göreve ve hizmete layık olmaya çalışırmış.

– İlk hanımı vefat ettikten sonra aldığı bir emirle şahlı köyünden Ankara’ya gelmiş burada bir ihvanın annesi ile nikahlanıp irşat çalışmalarına Ankara ‘da devam etmiştir.

– İbrahim İpek efendiye olan bağlılığından bir ihvanın kızını gelin çıkarmak için Şahlı köyünden gece tesbihte çıkıp Çorum ‘a İbrahim İpek efendiyi ziyarete gelip desturunu aldıktan sonra geri dönüp düğünü öyle başlatmıştır.

– Fettah esmasına kadar getirdiği helleceli Ethem dervişi bilahare bizim üstadımız var deyip İpek efendiye teslim etmiştir ve o dervişi cem esmasına İbrahim İpek efendi bırakmıştır.

– Diğer halifelere halvet oldukta onlara nasihat eder “İbrahim İpek efendi bizim üstadımızdır. Hilafet işine karışmayın o hayatta olduğu sürece hiç birimiz onun önüne geçemeyiz” dermiş.

– Hüsnü Gülzari ve Fehmi efendiye karşıda muhabbeti çok ziyade imiş bir keresinde genç rahvan atıyla efendiyi ziyarete gitmiş. Fehmi dede onunla köylere irşada çıkmayı teklif edince şart olarak ” Efendim senin at zayıf, yaşlı ve halsiz eğer bu atla senin atı değiştirmeye razı olursan kabul ederim” dediğinde Fehmi dede, “ama üste verecek param yok ki” dedikte “efendim ne parası ben böylece hediye ediyorum, birkaç köy fazla dolaşır bana dua edersin ödeşmiş oluruz“ demiş. Bu olay Fehmi dedenin çok hoşuna gitmiş ve Hüseyin efendiye çok hayır dua etmiş. “Baba himmet, oğul teslimiyet”, “Baba himmet, oğul hizmet”

– Hüseyin Murat efendinin Hüseyin isminde bir oğlu var. İbrahim İpek efendi gençliğinde biraz haşari olan oğlunu gördüğünde latifeyle “ben senin böyle olduğunu bileydim, babana icazet yazmazdım” der gülermiş. Şimdi bu kardeşimiz efendinin misafirlerine en güzel hizmeti vermektedir. Allah razı olsun.

– Bir keresinde irşat için gittiği köye namaz için camiye gitmiş. Dönüşte köyün gençleri acaba bu şeyh mi değil mi denemek için oturacağı yerin altına mushaf koymuşlar . Camideyken murakabada oturacağı yerde altında yılan olduğu gösterilen. Hüseyin Murat efendi odaya gelince oturacağı yastığı kaldırdığında Mushaf olduğunu görmüş öpüp başına koyup ağlamaya başlamış. “Oğul eğer bize bildirilmese idi de bilahare üzerine otursaydık sizin haliniz ne olurdu, yavrum bir daha kimseye böyle şeyler yapmayın “ deyip ikaz etmiş.

– Bir keresinde Anadoluya yolculuk yaparken Bolu Hayrettin Tokadi dergahında biraz istirahat için uzanmıştım. Dergahın içinde bir meclis kuruldu ortada yeşil sarığı ile Hüseyin Murat efendi yanında ihvandan Abis çavuş var Hüseyin efendi Abis çavuşa “yakında trafik kazasından gideceksin, hazırlığını yap” dedi. Bende ona bak efendi levhi mahfuza bakıp ordan konuşuyor dedim. Hakikaten bir ay sonra çok sevdiğimiz kardeşimiz Hakka yürüdü Allah taksiratını affetsin amin.

– Şu anda kabrinin bulunduğu şahlı köyünde sağ iken pek kendini sevmeyenler şimdi kabrinde ki toprakları alıp tarlalarına serperlermiş. Mahsule dadanan fare ve zararlı mahluklar def olurmuş ! Keşke hayatta kıymetini bilselerdi de ürünleri kurtulduğu gibi ahiret hayatları da kurtulsaydı.

– Yazmış olduğu divanlar için İbrahim İpek efendi bu divanların sadece biriyle 2-3 saat bir alim sohbet eder çok manalı deyip övermiş.

Bu yazı Biyografiler kategorisine gönderilmiş ve ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.